Bolşevik Kabusu Türk Amiral: Aleksandr Kolçak

Bolşevik Kabusu Türk Amiral: Aleksandr Kolçak

Bir zamanlar Aleksandr Kolçak ve ailesini tanıyan kimseler, büyük büyük babası İlyas Kolçak Paşa’nın 1735’te başlayan Rus-Türk savaşında Moldova cephesinde savaştığını dile getiriyor.

Aleksandr Kolçak

Onun adı Aleksandr Vasiliyeviç Kolçak.
Karadeniz donanmasının son komutanı, kutup araştırmacısı, Rusya’nın son çarı II. Nikolay’ın en sadık subaylarından biri, Rusya İç savaşı sırasında bolşeviklerin üzerine bir kabus gibi çöken Beyaz Ordu mareşali, deniz mayınları uzmanı ve Aziz Stanislaus Nişanı, Aziz Anne Nişanı, Aziz George Nişanı,
Aziz Vladimir Nişanı, Büyük Altın Konstantin madalyası gibi nişan ve madalyaların sahibi.

Aleksandr Kolçak’ın Okul Hayatı

1874’te Sankt-Peterburg’da emekli bir deniz topçu generalinin oğlu olarak doğdu. Kırım Savaşında büyük kahramanlıkla savaşan babasının da isteği ile iyi bir deniz subayı olarak yetişmek için Deniz Harp Okulunda eğitim gördü ve buradan 1894 senesinde mezun oldu.

Mezun olur olmaz Vladivostok’a tayini çıktı ve burada tam 5 yıl görev yaptı.

1899’da Kronstadt Üssüne gönderildi ve bir yıl sonra Eduard Toll öncülüğünde Zaryaisimli gemide hidrolog olarak Kuzey Kutup seferine katılır.

Savaş Yılları

Eduard Toll ve üç arkadaşı keşifler sırasında gemiden ayrılmış ve kuzeye doğru gitmiş, ardından kaybolmuşlardı. Kolçak 2 yıl sonra geri dönebildi. O, Zarya’da sağ salim dönebilen sayılı insanlardandı. Tam iki kez daha Kuzey Kutup seferlerine katıldı. Hizmetleri sebebi ile Rus Coğrafya Derneği genç subayı ödüllendirdi.

Konstantin Khabensky Amiral Alexander Kolçak rolünde.
Konstantin Khabensky Amiral Aleksandr Kolçak rolünde.

1904’te Rus-Japon savaşı sırasında mart ayında Port Artur’a gönderildi. Askold kruvazöründe görev yaparken üstün zekasıyla başarılı mayınlamalar gerçekleştirdi ve Japon kruvazörü Takasago’yu batırdı. Port Artur limanı ablukaya alındığında deniz topçu batarya komutanlığına getirildi.

Yaralandı ve esir düşerek, Nagasaki’de bir esir kampına götürüldü. Hastalıklar peşini bırakmadığından savaş bitmeden Rusya’ya iade edildi.

1905’te Sankt-Peterburga döndü ve kutup seferlerinde elde edilen bulgular üzerine Kara ve Sibirya Denizleri Buzulları makalesini yayınladı. Rus İmparatorluk Bilimler Akademisi tarafından basılan makale o dönem konuyla ilgili en başarılı makale olarak görüldü. Hemen ardından Çar Romanov tarafından altın bir kılıçla ödüllündirildi ve neredeyse tamamen tahrip edilen Rus donanmasının yeniden yapılandırılmasında görevlendirildi, ardından 1 yıl sonra I. Dünya Savaşının çıkmasıyla Baltık Donanması emrine girdi.

Dünya Savaşı sırasında donanmanın bayrak gemisi Pogranichnik’de görev yaparken Riga Körfezini mayınladı. 1916’da koramiralliğe terfi etti ve bu rütbeye layık görülen en genç subay olarak Karadeniz Donanmasının başına getirildi.

1 sene sonra, 1917 yılındaki Şubat Devrimi ile birlikte Çarlık rejimi devrildi ve Kolçak Karadeniz Donanması Komutanı olarak Sankt-Peterburg’a gitti. Şehre gelir gelmez Geçici Hükûmet toplantısına davet edildi ve burada ordunun tüm bu siyasi kaosun içindeki moralsizliğini anlattı.

 Amiral Alexander Kolçak

Sert bir mizaca sahip olan Kolçak disiplin kurallarının daha da ağırlaştırılması, askerlerin silahlarını bırakıp firar etmemesi için orduda ölüm cezasının geri getirilmesi önerisini sundu Geçici Hükûmet’e. Bunun ardından bolşevik yanlısı çoğu gazete ondan “Geleceğin Diktatörü” diye bahsetmeye başladı manşetlerde. Tüm bu düşmanlığın sebebi çarlığa sadık bir subay olması ve bu yüzden bolşevik karşıtı çoğu büyük örgütün ondan liderleri olmasını istemesiydi.

İktidar için bir tehdit haline gelen, halkın ve ordunun Çar’a sadık kesiminin çok sevdiği Aleksandr Kolçak uzaklaştırılmak için ABD’ye bir göreve gönderilir.

Ülkesine geri döndüğünde ise çok geçtir, bolşevikler Ekim Devrimi ile yönetimi ele geçirmişlerdir.

İnandığı şey uğruna Beyaz Ordu’ya ve Sibirya Bölgesel Hükumetine katılan, ardından burada iktidarı alan Kolçak, Bolşevizmi yenmenin esas amacı olduğu ile ilgili açıklamalar yaptı.

Bolşevik yanlıları açıklamaları kınadı ve Kolçak’ın öldürülmesi gerektiğini söyleyerek halkı ayaklanmaya teşvik ettiler.

1919’da 100.000 kişilik bir ordunun Sankt-Peterburg’u bolşeviklerden almak için emrine verilebileceği fakat karşılığında şehri alır almaz Finlandiya’ya özgürlüğünü iade edecekti. Kolçak kesin bir dille bu teklifi reddetti.

Aleksandr Kolçak ve İdamı

İhanete uğradı.

Güvendiği silah arkadaşları Zineviç ve bazı generallerin kızıl ordunun tarafına geçmesi onu yaralamıştı.

İngiltereden olağanüstü bir destek alsa da çek müttefikleri onu yarı yolda bıraktı ve sonunda tutuklandı.

İrkutsk’da tutukluyken mahkeme kurulmadan, “vatan haini” ilan edildi ve kurşunlanmasına karar verildi.

Takvim yaprakları 7 şubat 1920 tarihini gösterirken sabah saat 4’te Uşakovka nehri sahilinde başbakanı Pepelyayev ile birlikte kurşunlandı. Cesedi nehrin üzerini örten buzların arasındakı bir delikten suya atıldı.

Son dileği kabul edilmedi.

Aşık olduğu kadını, Anna Timiryova’yı görmek istemiş ve ayrıldığı eşi Sofia’ya oğlunu kutsadığının iletilmesini istemişti.

Amiral Kolçak’ın ünlü kayıp günlükleri bir zamanlar ona ihanet eden müttefikleri çekler tarafından ülkelerine götürülüyor. Kolçak’ın eski eşi Sofia günlükleri alabilmek için defalarca mahkemeye başvursa da başarılı olamıyor. Yıllar sonra SSSRİ’nin 1945’te Çekoslavakiya’dan getirdiği savaş ganimetleri arasında bulunuyor günlükler.

Elizaveta Boyarskaya Anna Timiryova rolünde.
Elizaveta Boyarskaya Anna Timiryova rolünde.

Kolçak’ın tek aşkı Anna Timiryova ise yıllarca Aleksandr Kolçak’ın kadını olduğu için suçsuz yere hapis yatıyor.

Uzun süre “vatan haini” damgasıyla anılan kahraman subaya sonunda iade-i itibar yapıldı ve kurşunlandığı şehirde anısına bir heykel dikildi.

2008’de anısına bir de başrollerinde Konstantin Khabensky ve Elizaveta Boyarskaya’nın, yönetmen koltuğunda Andrey Kravçuk’un olduğu bir dizi ve film çekildi. Kolçak’ın bilinmeyenleri, savaş yolu, özel hayatı tüm detaylarıyla işlenmiş.

Elizaveta Boyarskaya ve Konstantin Khabensky “Amiral” filminde.
Elizaveta Boyarskaya ve Konstantin Khabensky “Amiral” filminde.

Mutlaka izlemelisiniz!

Daha fazlası için Otağ‘ın Instagram ve Twitter adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Yorumlar

HOŞUNA GİDEBİLİR