Faşist İtalya Futbolu – 1, Bir Kitle Uyutma Silahı

faşist italya futbolu

Bu yazımızda sizlerle, faşist İtalya futbolunu ele alacağız. Dünyanın en çok takip edilen sporlarından biri olan futbol, tarihsel dönemde –özellikle 20.yüzyılda- iktidarlar tarafından oldukça önemsenmiştir. Özellikle Faşist İtalya, Nazi Almanyası, Salazar yönetimindeki Portekiz ve Franco İspanyası’nda geniş kitleleri etkilemek maksadıyla bir araç olarak kullanılmıştır. Bu yazıda; futbolun iktidarlar için ne anlama geldiği, nasıl toplumları oyalama işlevi gördüğü, muhalif kulüplerin karşılaştığı zorluklar ve göz yumulan geniş kapsamlı şikelere değinilmiştir.

lazio mussolini inter

Faşist İtalya Futbolu

1920’li yılların başından 1940’ların ortalarına değin İtalya’ya liderlik eden Benito Mussolini, futbolun insanlar üzerindeki tesirini bildiği için bu spora büyük önem verdi ve geniş çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalardan en önemlisi, “Carta di Viareggio” olarak bilinen ve faşizm ile futbolu birbirine bağlayan projeydi. Bu projeye göre, her kentin geniş ödenek ayrılmış bir kulübü olacaktı. Başkent Roma’da, Milano’da ve Torino’da derbiler yapılacaktı. Bunun yanında kulüplerin transfer hedefleri hükümet tarafından denetlenecek ve yabancı futbolcu sayısında sınırlamaya gidilecekti. Devlet eliyle büyük stadyumlar yapılacak ve altyapı harcamaları yine devlet tarafından karşılanacaktı. Nitekim bu çalışmalar sonuç vermiş, İtalya Milli Takımı 1934 ve 1938 yıllarında Dünya Kupası’nı kazanmış, yanı sıra Almanya’da düzenlenen 1936 Olimpiyatları’nda İtalyan üniversite öğrencilerinden oluşan bir futbol takımı altın madalyanın sahibi olmuştur. Bu başarılar, haliyle İtalyan halkının dikkatini çekmiş ve stadyumlarda rejim lehine yapılan tezahüratları artırmıştır. Silvio Piola ve Giuseppe Meazza gibi futbolcular bu döneme damgalarını vurmuşlardır.

faşist italya futbolu
Benito Mussolini

İtalya’nın sportif alandaki başarısı diğer ülkelerin dikkatini fazlasıyla çekmiştir. Dönemin liderlerinden Adolf Hitler, gönderdiği heyetler aracılığıyla futbola yapılan yatırımları incelemiş ve kendi ülkesinde hayata geçirmeye  çalışmıştır. Mussolini, adeta tüm Avrupa’ya örnek olacak bir sportif altyapı oluşturmayı başarmıştır.

Faşist İtalya Futbolu: Gelişme

Faşist İtalya futbolu iyice sirayet ettiyse de başta Livorno olmak üzere bazı takımlar Mussolini rejiminin karşısında olmuştur. Antonio Gramsci’nin İtalyan Komünist Partisi’ni kurduğu kent olan Livorno’nun taraftarları ağırlıklı işçilerden oluşuyordu. Bu nedenle kimi maçlarda sosyalist ideolojiyi ön plana çıkaran tezahüratlar yapılmış, orak-çekiç  tribünlerin biricik sembolü olmuştur. Sosyalizm havası, Gramsci’nin 1937’deki ölümüne değin devam ettiyse de hükümet baskısı nedeniyle yavaş yavaş azaldı. Faşist İtalya futbolu döneminde en çok ceza kesilen takım da doğal olarak Livorno olmuştur.

faşist italya futbolu
Giuseppe Meazza

Rejimin en sadık destekçisi ise Lazio taraftarlarıydı. Başkent takımı olan Lazio, armasında Mussolini’nin de çok sevdiği Roma İmparatorluğu döneminden kalan kartal sembolünü barındırıyordu. Bu nedenle rejimin en sevdiği takımlardan olmuş, en büyük rakibi Roma’ya nazaran daha çok ödenek ayrılmıştır.

Faşist İtalya Futbolu: Günümüz

İkinci Dünya Savaşı’nın bitimi ve Mussolini’nin partizanlar tarafından idam edilmesi neticesinde İtalya demokratik düzene geçti. 1947’de yayınlanan bildiriyle futbol kulüplerinin faşist dönemi andıran pankartlar açması ve ırkçılık içeren tezahüratlar yapması yasaklandı. Bir süre kulüpler kontrol altında tutulduysa da faşist rejime yakınlığıyla bilinen Lazio taraftarları, faşist İtalya futbolunu hatırlatarak yabancı futbolculara yönelik ayrımcı tezahürat yapmaktan geri durmadı.

Bu yazımızda sizler için faşist İtalya futbolunu ele aldık. Daha fazlası için Otağ‘ın Instagram ve Twitter adreslerini de takipte kalın!